TürkBeyi
Kükreyin kurtlar, dağlar inlesin!
Evet, bu doğru. Bu mesajı yazarken de kendimle konuşarak yazıyorum, emin olabilirsiniz. Öncelikle kendimden bahsedeyim. Küçüklüğümden beri hep kendimi yukarıda görüyorum. Benim düşüncelerimin, zeka seviyemin herkesten üstün olduğuna inanırım. İnsanların yaptığı şeyler bana aşırı aptalca geliyor. İnsanlar hayatın kölesi olmuş gibi geliyor bana. Orta okulda her sene 99.9 ortalaması olan iyi bir öğrenciydim. Kendime çok güveniyordum, öğretmenleri yüzüne karşı eleştirecek kadar güveniyordum hemde. Elbette ne kadar başarılı olursam olayım sırf bu sebeplerden dolayı sevilmiyordum. Sürekli üzerime gelindi, haksızlık yapıldı ve sonunda istedikleri oldu. İyice kendi içime çöktüm, ve başarımda çok düştü. Başarım düşünce iyice göze batmaya başladım ve o sene yaklaşık 13 kere disiplin kuruluna çıktım. Gülerek girip gülerek çıkıyordum çünkü hakkımda kötü bir karar vereceklerini de düşünmüyordum, veremediler zaten. Bir gün bir olay olmuştu çok iyi hatırlıyorum ve hayatımın en kötü anlarından birisiydi. Vücudum spora çok yatkın, futbol oynamayı çok severim. Bahçede futbol oynarken önüme avucum büyüklüğünde asfalta yapılmış taş çıktı takıldım ve düştüm. Ayak bileğim, bacağım, belim ve sol kolum çok ağrıyordu. Ağlamak istemesem de vücudum zorla damla damla göz yaşı döküyordu. Bilmiyorum, ben mi bahtsızım acaba? Tam o ders sonu deneme sınavı yapılacaktı. Müdür yardımcısının yanına gittim ve hocam ben düştüm, eve gitmek istiyorum dedim. Yanıma hararetle girdi. Ben eve nasıl gideceğim diye düşünüyordum. Babam çalışıyordu, annem ise yeni ameliyat olmuştu, evde yatıyordu. Tam o sırada bana bir tokat vurdu. O tokadı asla unutmuyorum. İnsanlardan ikinci kez nefret etmemi ve onları kendimden aşağı görmemi sağlayan tokattı. Bana aynen "Geri zekalı sınıfına çık ve sınava gir yoksa seni çok kötü döverim." dedi. Bende sınıfa çıktım fakat ağrıdan duramıyordum. Sonra olayın ciddiyetini anlayıp babamı çağırdılar. Babamda uzak bir mesafeden işten izin alıp geldi. Direk hastaneye gittik ve ayak bileğimde 3 belimde 4 sol kolumda 3 tane kırık çıktı. Kırıkları tek tek çatır çutur yerine oturttular. Eve gidince babamın yardımıyla kendimi yatağa attım. Babam okula gitti ve müdür yardımcısına neden böyle yaptığını sordu. Oda anlamsız, basit bir özürle babamı tekrar bana gönderdi. Sanki o özürün bir değeri vardı... Bunlar size basit gelebilir ama yaşadığım en kötü olaylardı. Arkadaşlarım benden uzak duruyor herkes beni bela olarak görüyordu. Son zamanlarda ailem bile artık benden umudu kesmişti. Ama ben hiç bir şey yapmamıştım. Hayatımı değiştiren iki kişi var. İngilizce öğretmeni olacak kadın ve müdür yardımcısı makamında olduğuna inanılmayacak alçak adam. O günden beri insanlara asla güvenmiyorum, onları kendimden aşağı görüyorum. Bir olay olunca adeta beynimle konuşuyorum, onunla ne karar verirsek onu yapıyorum. Herkesin gözünde değişik bir insanım. Artık bela olarak görmüyorlar, kimseye zarar vermeyeceğimi biliyorlar sadece değişik birisi olarak görüyorlar ve uzak duruyorlar.
Küçük yaşta yaşadığınız şeyler emin olun hayatınızı değiştiriyor.
Şimdi size soruyorum sorun bende mi yoksa sizde mi?
Küçük yaşta yaşadığınız şeyler emin olun hayatınızı değiştiriyor.
Şimdi size soruyorum sorun bende mi yoksa sizde mi?