LeNyx
Zombi Geldi, Beni Yedi
Geçen yıllarda ülkemizde dünyanın en büyük miras aktarılma işlemi gerçekleştirildi. Bu bahsettiğim dünyanın en büyük mirası henüz kendine yeni bir ayakkabı bile alamayan bir Türk gencine çıkmıştı.
Bahsettiğim Türk gencinin ismi Yiğit soyismi ise CUMAOĞLU'idi. Yiğit CUMAOĞLU bu yıl 19 yaşına girmişti. Yiğit CUMAOĞLU hiç bir olaydan habersiz bir şekilde gecekondusunun çok ama çok uzağında olan devlet lisesine 4.sınıf olarak gidiyordu.
Yiğit CUMAOĞLU bir gün okulda gecekondusuna dönerken kapıda siyah renginde filmlenmiş bir cadillac gördü. Karakterimiz bu cadillacı görünce gördüklerine inanamadı fakat rüyada olacak kadar vakti olmadığını düşününce cadillacın gerçek olduğunu anladı.
Karakterimiz gecekondunun kapısına varınca içeride bir kaç takım elbiseli devlet çalışanının olduğunu gördü ve neden burada olduklarını sordu. Devlet çalışanlarından biri ise;
"Sayın Yiğit CUMAOĞLU, Bugün dünya üzerinde ki en büyük miras aktarılma işlemi için mirasın bırakıldığı şahısı merkez bankasına götürmek için buraya geldik" diye gür bir ses tonu ile bilgilendirme yaptı.
Karakterimiz tabii ki de kendini tutamayıp mirasın ne kadar büyük olduğunu sordu. Başka bir devlet çalışanı mirasın toplam 3 trilyon dolar değerinde olduğunu söyledi.
Dünyanın en büyük miras aktarılma işlemi 3 gün içerisinde gerçekleşmişti. Karakterimiz ülkesini çok sevdiği için merkez bankasına tam tamına 500 milyar dolar hediye etti. Merkez bankası bu hediyenin değerini bilerek tüm dış borçlarını kapattı.
Merkez bankası kalan 250 milyar doları ise ülkenin ekonomisine 125 milyar dolar ve ülkenin savunma sanayisine 125 milyar dolar olacak şekilde ayırdı. Karakterimiz hediyeden sonra geriye kalan para ile kendine; villa,spor araba,özel jet ve özel helikopter satın aldı.
Karakterimiz dünyanın en zengini olmasına rağmen geldiği yeri unutmayıp her şeyin eğitim ile başladığını hatırladı. Bundan dolayı kendini İstanbul'da bulunan Robert Kolejine kayıt ettirdi. Karakterimiz okulun ilk gününde çok dik bir köşeden geçer iken bir kıza çarpıp yere düşer.
Çarptığı kızın elinde kahve olduğu için tüm kahve karakterimizin üstüne döküldü. Karakterimiz maalesef ki o gün sınıf arkadaşlarının üstünde güzel bir etki bırakmak için beyaz pahalı bir gömlek giyinmişti. Dökülen kahve ile beyaz rengi yerine karakterimizin vücudu gözüküyordu.
Bahsettiğim Türk gencinin ismi Yiğit soyismi ise CUMAOĞLU'idi. Yiğit CUMAOĞLU bu yıl 19 yaşına girmişti. Yiğit CUMAOĞLU hiç bir olaydan habersiz bir şekilde gecekondusunun çok ama çok uzağında olan devlet lisesine 4.sınıf olarak gidiyordu.
Yiğit CUMAOĞLU bir gün okulda gecekondusuna dönerken kapıda siyah renginde filmlenmiş bir cadillac gördü. Karakterimiz bu cadillacı görünce gördüklerine inanamadı fakat rüyada olacak kadar vakti olmadığını düşününce cadillacın gerçek olduğunu anladı.
Karakterimiz gecekondunun kapısına varınca içeride bir kaç takım elbiseli devlet çalışanının olduğunu gördü ve neden burada olduklarını sordu. Devlet çalışanlarından biri ise;
"Sayın Yiğit CUMAOĞLU, Bugün dünya üzerinde ki en büyük miras aktarılma işlemi için mirasın bırakıldığı şahısı merkez bankasına götürmek için buraya geldik" diye gür bir ses tonu ile bilgilendirme yaptı.
Karakterimiz tabii ki de kendini tutamayıp mirasın ne kadar büyük olduğunu sordu. Başka bir devlet çalışanı mirasın toplam 3 trilyon dolar değerinde olduğunu söyledi.
Dünyanın en büyük miras aktarılma işlemi 3 gün içerisinde gerçekleşmişti. Karakterimiz ülkesini çok sevdiği için merkez bankasına tam tamına 500 milyar dolar hediye etti. Merkez bankası bu hediyenin değerini bilerek tüm dış borçlarını kapattı.
Merkez bankası kalan 250 milyar doları ise ülkenin ekonomisine 125 milyar dolar ve ülkenin savunma sanayisine 125 milyar dolar olacak şekilde ayırdı. Karakterimiz hediyeden sonra geriye kalan para ile kendine; villa,spor araba,özel jet ve özel helikopter satın aldı.
Karakterimiz dünyanın en zengini olmasına rağmen geldiği yeri unutmayıp her şeyin eğitim ile başladığını hatırladı. Bundan dolayı kendini İstanbul'da bulunan Robert Kolejine kayıt ettirdi. Karakterimiz okulun ilk gününde çok dik bir köşeden geçer iken bir kıza çarpıp yere düşer.
Çarptığı kızın elinde kahve olduğu için tüm kahve karakterimizin üstüne döküldü. Karakterimiz maalesef ki o gün sınıf arkadaşlarının üstünde güzel bir etki bırakmak için beyaz pahalı bir gömlek giyinmişti. Dökülen kahve ile beyaz rengi yerine karakterimizin vücudu gözüküyordu.
Hikaye 45 dakikada kurgulanıp yazıldığı için hatalar olabilir hikayenin gidişatı belirlenmiştir eğer beğenilirse devam ettirilecektir.
Hikayenin gidişatı konusunda yardımlarını esirgemeyen @Lotfy abime çok teşekkür ediyorum
NOT: Soyisim, soyisim generatorden üretilmiştir ve hikayede ki hiç bir(bazı kısımlar olabilir belki de) yazı gerçeği yansıtmamaktadır!
Son düzenleme: