- Katılım
- 30 Mayıs 2016
- Mesajlar
- 1.206
- Elmaslar
- 727
- Puan
- 16.575
- Konum
- BURSA
- Minecraft
- kashi2dev
Discord:
kashiandwazaki
Hepinize merhaba arkadaşlar.
Bugün sizlere bir anımı daha atacağım haydi başlayalım.
Ortaokul 6. sınıftaydım ve küçüklükten gelen motosiklet sevdam vardı. Arkadaşlarımın çoğunda motosiklet vardı ve bende almak istiyordum çünkü sürekli gezmeye çıktığımızda beni kim arkasına alacak diye tartışma çıkıyordu. :D Ben Baba'mı ikna ettim ve "Mondial 100 SFC Snappy X " model bir motosiklet aldık. Motoru Cumartesi akşam üzeri aldık ve sistem kapandığı için fatura kesilememişti sonraki günde resmi tatil olduğu için fatura Pazartesi kesilecekti. Biz motoru aldık o gün bakımı yapıldı ve sonraki gün(Pazar) ben motosikletle arkadaşlarımın yanına gitmek istedim(Motorun daha alındığına dair fatura bile kesilmemişti). Fakat bir sorun vardı motosiklet kullanmayı bilmiyordum ve Babam bunu bilmiyordu. Neyse ben motora bindim ve hareket etmek için tabiki motoru çalıştırmam gerekiyordu kontağı açtım, sarı düğmeye bastım ve korna çaldı marş yerine yalnış tuşa basmışım. Her neyse motoru çalıştırdım ve vitese takıp hareket etmeye başladım caddeye çıktım ve gaza gelip gazı sonuna kadar açmaya başladım tabii bu arada vitese amansızca basıyorum çünkü motor kaç vites onu bile bilmiyorum ve göstergeye bakmak aklıma gelmiyor. Motor 4. vitese gelmiş sonrasında boşa attı ve motor bağırmaya başlayınca ben bir korktum (boşa geldiğinin bile farkında değilim) ve vitese basmaya devam ettim yaklaşık 70km/h hız ile giderken motoru 1.vitese taktım ve motor tüm fren sistemini kilitledi. O an o kadar korkmuştum ki bir yandan da heyecan ve adrenalin hisleri var. Neyse bu olayı da atlattım ve motorun 4 vites olduğunu anladım.Bugün sizlere bir anımı daha atacağım haydi başlayalım.
Yoluma devam ettim ama o kadar kötü kullanıyorum ki motor vites de iken ara gaz vermeye falan çalışıyorum. :D Artık arkadaşlarımın yanına doğru yaklaşıyordum ve 4 yol ağzına gelmiştim. 4 Yolun tam ortasında bisikletli çocuklar vardı ve bir halka oluşturmuş bir şeyler konuşuyorlardı. Ben sağlarından geçecektim ve yol ortasında oldukları için geçerken düdük öttürdüm. Çocuk birden bana baktı ve korkup sağa doğru kaçmaya başladı fakat bende sağ taraftan gidiyordum. Hızım yaklaşık 50km/h falan diye hatırlıyorum. Tam o anda çocuğun üstüne geldiğini görüp bende heyecan yaptım ve her şeyi bırakıp ayaklarımı pedal ile vites-fren arasına soktum. O anda gidonu az daha sağa çevirsem veya fren bassam durabilirdim fakat acemilikten ve heyecan dan dolayı ayaklarımı yere koydum ve ayaklarımla motoru durdurmaya çalıştım. O anda bir çarpışma sesi oldu ve ben yoluma devam ettim olayın tam olarak farkında değilim. 100m kadar ileride arkadaşlarım bekliyordu onların yanına gittim ve motoru sehpa ya alamadım ayağımı attığımda bir titreme gibi acı oluyordu arkadaşlarımdan yardım istedim ve motorumu park ettiler sonra motor da bir şey var mı diye baktık ve çok küçük bir sürtüşme izi olduğunu gördüm ilk günden daha faturası kesilmemiş motorumun başına böyle bir olay gelmesi beni çok üzmüştü aslında belli bile olmayan bir çizikti ama ben kafama takmıştım ayağıma bakmıyordum bile... Sonra ayakkabımı çıkardım ve pantolonumu kaldırdığımda şok geçirdim bileğim mosmor ve resmen ) şeklini almıştı bir yerden göçmüş diğer taraftan dışa doğru çıkmıştı. O an kırıldığını anladım ve bu benim ilk kırılma-çatlama vakamdı daha önce böyle bir şey yaşamamıştım. Sonrasında eve gitmek istedim fakat ayakkabımı bile giyememiştim. Arkadaşlarım dan yardım istedim beni eve götürdüler ve evde sadece Babaannem vardı. Babaannem çok korkmuştu ve bana kızmaya başladı tabii bir tandan ayağımın acısı şiddetleniyordu ve buz koymuştum. Sonra komşumuza haber verdik ve beni hastaneye götürdüler. Acil de müdahale edildi ve yarım alçı yapıldı, ağrı kesici verilip eve gönderildim çünkü Pazar günüydü ve hiçbir ortopedi doktoru yoktu. Pazartesi günü ortopedi doktoruna gittim ve ayağımın kırık ve olması gerek yerden 1cm kayık olduğunu söyledi yani iki kemik arasında 1cm kayıklık vardı. Her neyse Doktor hemşireleri çağırdı ve beni sıkıca 3 kişi tutmaya başladı Doktor da bileğimi tuttu ve sağa sola ileri geri çekiştirerek yerine getirdi. O acıyı size anlatamam hayatımda yaşadığım en kötü acılardan bir tanesiydi, bunu yaşayanlar beni anlayacaktır. Sonrasında ayağım alçıya alındı ve ağrı kesici ilaç verildi. O sırada polisler geldi ve olayın nasıl olduğunu tutanak tutacaklarını söylediler. Ben futbol maçı yaparken düştüğümü söyledim ve tutanak tutmaya gerek kalmamıştı. Eve geldim geldiğimde Babam ve Annem de eve gelmişti. İkinci bir fırçayı Anne ve Babam dan yedim. Sonra yaklaşık 3 ay kadar geçti ve bu süreç olduğundan hızlı ilerledi çünkü sürekli kemik suyu tüketiyordum annem çorbama, yemeğime, hatta salatama bile kemik suyu koyuyordu yakında tatlıma şerbet yerine kemik suyu koymasından korkuyordum... Bu süreç içinde okula gitmek benim için çok zorlu oluyordu ve ayağım yavaş yavaş iyileşmeye başlamıştı. Fakat ben yerimde durmayıp tek ayak ile masa tenisi oynamaya kalktım ve beklenen sonuç gerçekleşti ayağımın üzerine basarak 7 8 adım atıp düşmüştüm o kadar kötü düştüm ki alçı bile ortadan kırılmıştı bu sefer ayağım kırık iken birde burkuldu. Bir fırçayı da beden öğretmenim den yedim ve artık bu çok canımı sıkmaya başlamıştı çünkü acım yetmezmiş gibi herkes bana kızıyordu tabii haklıydılar da. Sonrasında tekrar dan hastaneye gittik ve Doktorum 1 haftalık seminer e gitmişti bana mecburen başka bir doktor bakacaktı. Her neyse beni operasyon odasına aldılar ve aynı olaylar yaşanmaya başlamıştı ayağımı yerine getirmek için bir çekiştirme başlamıştı fakat bu çok uzun sürmüştü yaklaşık 15 dakika bu acıyı çektim ve doktorum alçıya alıp tekrardan röntgen çektirmeye gönderdi. Röntgen çekildi doktorun odasına geldik ve doktor kemiğin yerine gelmediğini benim çok kıpraştığımı söyledi ve bizi gönderdi. O kadar kötü bir andı ki 15 dakika kadar ayağımı zorladı bana acı çektirdi ve yerine getiremedi aksine ayağım daha fazla zarar görmüştü. acıya dayanamadık ve soluğu özel bir hastane de aldık. Hastane gerçekten çok lüks ve çok güzeldi tabii fiyatı da öyle. Sadece röntgen için 300TL vermiştik, muayene bile dahil değildi. Doktorumla görüştük çok iyi bir Doktordu bana her şeyi anlattı ve ameliyat olmam gerektiğini söyledi. Saat 13:00 civarlarındaydı ve 16:00 da ameliyat olacaktım. Bu benim ilk ameliyatımdı ve çok korkmuştum ama Doktorum beni çok rahatlatıyordu, hiç acı çekmeyeceğimi söylüyordu. Neyse sonra hemşire abla geldi ve biraz makara yaptık. Hemşireler, doktorlar, çalışanlar, hostesler gerçekten çok iyiydi. Bu arada hostes ne diyecek olursanız siyah mini etekli kırmızı yelek ve beyaz gömlekli sarışın bayanlar diyebilirim. :D Onlar siz hastaneye girerken sizi alıyor ve dosyanız onlarda kalıyor size her yerde eşlik ediyor işlemlerini yaptırıyor, tekerlekli sandalyenizi kullanıyorlar. Benim damar yolum falan açıldı tansiyonum şekerim ölçüldü. Saat 15:30 a geliyordu ve beni iyice heyecan basmıştı korkmaya başlamıştım. Hemşireler sürekli benimle ilgileniyordu ve tansiyonumun düştüğünü gördüler bana ağrı kesici diyerek sevinç iğnesi yapıldı. O kadar garip bir hisse büründüm ki aşırı sakinleyip saçma sapan etrafa bakmaya başladım. Saat 16:00'a yaklaşırken doktorum geldi ve beni ameliyathane ye götürdüler. Bana yarı baygın mı istersin yoksa tam narkoz mu yapalım dediler ben korkudan tam narkoz tercih ettim. Ameliyathane ye girdim ve kafamı sağa çevirdiğimde adeta bir kasap gibi kancalarda asılı kanlar vardı, sola baktığımda kanlar içinde bir doktor ve onun elbisesini değiştiren hemşireler vardı. Burada çok korkmuştum ama sevinç iğnesi beni bu korkudan mahrum bırakıyordu. 2 numaralı odaya girdim ve geniş bir oda, her yerde ışık ve cihazlar, ortada sedye vardı. Beni sedyeye aldılar ve makaraya devam ettik bu süreçte sürekli beni konuşturdular muhabbet ettik nedeni sanırsam stresi azaltmak. Yaşım küçük olduğu için beni direkt olarak bayıltmadılar, narkoz yavaş yavaş 10 dakika içerisinde verilmişti. İlk narkozu yedim ve kanımda bir sulanma hissettim ilk yutkunuşumda dezenfektan kokmuş gibi bir his oldu ve ben gerçekten sarhoş olmaya başladım asıl güzel nokta burada başladı hemşirelerle en son uçup Maldivler'de tatil yapıyorduk :D Biraz muhabbetten sonra asıl bayılma zamanım gelmişti bu sırada hemşireler bayıltalım mı seni artık deyip gülüşüyordu. Ve bana son kez narkoz verildi. O an uzay boşluğuna düşmüş ve sanki sedyeden böyle ruhum havalanmış gibi hissettim gözlerim kapanmaya başladı bana ismimi sordular ve Can Yılmaz Rahmi dediğimi hatırlıyorum. :D Sonrasında bayıldım fakat ameliyattaki konuşmaların bazılarını uyandığımda hatırlıyordum, doktoruma sorduğumda bunun mümkün olduğunu söyledi ve çok şaşırmıştım. Sonrasında ayağıma bildiğiniz bir çivi takılmıştı kemiğin içinden geçip iki kemiği birleştiriyordu. Okulda o kısmı arkadaşlarıma gösterip sürekli onları korkuturdum. :D Gel zaman git zaman platinin çıkma zamanı gelmişti doktoruma "Ne zaman ameliyata gireceğim?" diye sordum elinde makas ile dönüp "Ne ameliyatı ? " dedi ve platini makas ile tutup cart diye çekti. O an o kadar şaşırdım ki çok garip bir histi kemiğime bir metalin sürtündüğünü hissettim çıkarken fakat acı yoktu. Sonra çok az bi kan çıktı ve oraya gazlı bez koyup yaramı kapattılar. 6 ay gibi süre sonra yavaş yavaş üzerine basmaya başlamıştım ve alçımı çıkardılar. Sedyeden indim ve ayağım o kadar ince geldi ki gözüme plastik bir bebek gibi küçücük gelmişti (sürekli üzerine basmadan sektiğim için) yürüme yetimi biraz kaybetmiştim. Ve dizim kireçleme olmuştu 8 ay gibi bir süre alçıda kaldığı için. Kireçleme ayrı bir dertti dizimi katlayamıyordum bu sebeple yürürken topallıyordum, çok acı veriyordu. Fizik tedavi gördüm, bir sürü ilaç kullandım. Ve bu kireçleme olayından da günde 3 defa 1 saat sabunlu kaynak su ile masaj yaparak 3 ay gibi bir sürede atlattım. Hayatımdan 1 yılı aşkın bir süre kaybetmiştim ve her şeyden mahrum kalmıştım. Kimseye tavsiye etmem berbat bir yıl geçirmiştim. Arkadaşlarımdan uzak, derslerden geri, spordan uzak kalmıştım berbat bir yıldı gerçekten... Hayata dönmem beni çok zorlamıştı okul esiklerimi kapatmak yürüme yetisini tekrardan kazanmak spora tekrardan başlamak çok zordu. Ayrıca kemiğimin içinde resmen bir delik vardı platinden dolayı. Bu delik soğuklarda sızlıyordu bu deliğinde kapanması yaklaşık 2 yıl sürdü onunda zorlukları bir başkaydı gerçekten kat kat sargı bezi sarıp çoraplar giyiyordum. Her neyse bunların hepsini atlattım artık daha dikkatliyim ve 3-4 Aya "
Değerli ziyaretçimiz, içeriği görebilmek için
şimdi giriş yapın veya kayıt olun.
Evet arkadaşlar anım bu kadardı konumu okuduğunuz için teşekkürler.
Ayrıca doktorum şuan milletvekili oldu ve ona saygılarımı sevgilerimi iletmek isterim Mustafa ESGİN'e emeklerinden dolayı çok teşekkür ederim.
Son olarak arkadaşlar yaptığım bir hatanın bir çok fazla bedeli oldu gerek maddi gerek manevi gerekse hayatımdan giden bir yıl bana çok şey öğretti siz siz olun bu tür konularda çok dikkatli olun.
İYİ FORUMLAR.