Herkese Merhaba.
Bu konuda sizlere Kore Savaşı'nın tarihini, kimler arasında yapıldığını, Türkiye'nin neden asker gönderdiğini anlatacağım.
Bu konuda sizlere Kore Savaşı'nın tarihini, kimler arasında yapıldığını, Türkiye'nin neden asker gönderdiğini anlatacağım.
Kore Savaşı, 1950-1953 yılları arasında yapılan Güney Kore ve kuzey Kore arasındaki bir savaştır.
Değerli ziyaretçimiz, içeriği görebilmek için
şimdi giriş yapın veya kayıt olun.
Çatışma 27 Temmuz 1953'te
Değerli ziyaretçimiz, içeriği görebilmek için
şimdi giriş yapın veya kayıt olun.
Değerli ziyaretçimiz, içeriği görebilmek için
şimdi giriş yapın veya kayıt olun.
Değerli ziyaretçimiz, içeriği görebilmek için
şimdi giriş yapın veya kayıt olun.
Savaş öncesinde Kore,
Değerli ziyaretçimiz, içeriği görebilmek için
şimdi giriş yapın veya kayıt olun.
Kore; 1945 yılında Japonya'nın teslimiyetinden sonra, Amerika Birleşik Devletleri ile Sovyetler Birliği arasındaki anlaşmazlığın yüzeye çıktığı ilk yerlerden birisi oldu. Bu iki süper güç Japonya'dan aldıkları Kore toprakları üzerinde yerli ama kendilerine bağımlı hükûmetler kurduktan sonra 1948-1949 yıllarında askerlerini çektiler. Böylece Sovyet yanlısı Kuzey Kore ile Amerikan yanlısı Güney Kore kuruldu ve 38. enlem aralarında sınır oldu.
Amerika Birleşik Devletleri başkanı Truman'a göre bu harekât Sovyetler Birliği tarafından yönetilmekteydi ve geniş ölçekli bir Çin-Sovyet ortak saldırısının ilk adımıydı. Truman Japonya'daki Amerikan birlikleri komutanı 5-yıldızlı General (Mareşal) Douglas MacArthur'a Güney Kore'ye malzeme yardımı yapılması için emir verdi. Ayrıca Amerika, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni derhal toplantıya çağırdı. Bir Amerikan tasarısı dokuz olumlu ve bir çekimser (Yugoslavya SFC) oy ile kabul edildi.
Değerli ziyaretçimiz, içeriği görebilmek için
şimdi giriş yapın veya kayıt olun.
Değerli ziyaretçimiz, içeriği görebilmek için
şimdi giriş yapın veya kayıt olun.
Kuzey Kore'nin BM kararını dinlememesi ve askeri durumun Güney Kore açısından gittikçe kötüleşmesi, Amerika'nın Hava ve Deniz birliklerini harekete geçirmesine yol açtı. 8. Amerikan Filosu Tayvan Adası'na yollanarak Kore'nin düşmesi durumunda adanın savunulmasında güçlü olunması sağlandı. Aynı gün, yani 27 Haziran'da, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, üye devletleri Güney Kore'ye yardım etmeye çağıran karar tasarısını kabul etti (1'e karşı 7 oyla; Yugoslavya karşı, Mısır ve Hindistan çekimser).
Birleşmiş Milletler'in Güney Kore'ye birlikler yollamasıyla (bu birliklerde kara kuvvetlerinin %50'si, hava kuvvetlerinin %93'ü ve deniz kuvvetlerinin %86'sı Amerikalıydı.) Kuzey Kore yenilmeye ve geri çekilmeye başladı. Kuzey Kore'yi 38. paralelin kuzeyine iten BM kuvvetleri, eski sınırlarda durmadı ve iki Kore'yi birleştirme amacıyla Kuzey'i işgale başlayıp Çin sınırına kadar yaklaştı.
Bu durum savaşa daha önce ilgisiz olan Çin'in tepkisine yol açtı. O zamana kadar Çin, bütün ilgisini milliyetçi Çin Hükûmeti'nin idaresinde olan Formoza (Tayvan) Adası'nın geri alınmasına vermişti. Ancak Amerikan müttefiki bir Kore kurulması Çin'i ciddi bir şekilde tehdit ediyordu. 38. enlemin geçilmesi durumunda savaşa gireceğini açıklayan Çin, BM birliklerinin durmaması sebebiyle aktif olarak Kuzey Kore'yi desteklemeye başladı.
24 Ekim 1950'de ABD Genelkurmay Başkanı Douglas MacArthur; "savaşı bitirecek bir hücuma" girişeceğini söylemesiyle, Çin Halk Gönüllü Ordusu (Çince: 中国人民志愿军) adında yüz binlerce Çinli "gönüllü", 25 Ekim 1950 tarihinde sınırdaki Yālù nehrini geçerek gizlice Kore'ye girdi ve birçok Amerikan/BM birliğini savaş dışı bıraktı. BM'nin zaferi, kısa süre içinde toplu geri çekilme halini almıştı. Bu süre zarfında ABD pek çok kez Çin Halk Cumhuriyeti'ne saldırarak Çin Komünist Partisi'nin iktidarını yıkmak istemişti. McArthur, bu amaçla atom silahlarının kullanılabileceğinden söz etmişti. Ama bu saldırganlık Çin ordusunun Çin Halk Gönüllü Ordusu sayesinde başarısızlıkla sonuçlandı.
Ocak 1951'de Başkan Truman, savaşı yürütebilmek için Amerikan Kongre'sinden özel yetkiler istedi. 50 milyar
Değerli ziyaretçimiz, içeriği görebilmek için
şimdi giriş yapın veya kayıt olun.
Kore Savaşı artık Kuzey-Güney Kore Savaşı değil Çin-ABD Savaşı olmuştu.
Çin Halk Gönüllü Ordusu BM birliklerini 38. paralelin güneyine püskürterek güneyi işgale başladı. Ancak, Birleşmiş Milletler ordularının karşı saldırısı sonucunda cephe 38. paralel boyunca sabitlendi. Bu arada Mareşal Douglas MacArthur'un, Başkan Truman'ın aksi yöndeki emirlerine riayet etmeyerek ordularını tekrar
Değerli ziyaretçimiz, içeriği görebilmek için
şimdi giriş yapın veya kayıt olun.
Kore Savaşı sonucunda Kuzey Kore, Çin ile Batı Bloku arasında tampon bölge haline geldi. Savaştan yine en çok Koreliler zararlı çıktı. Kore yakılıp yıkıldı; yaklaşık olarak 3 milyon insan öldü. Bunlardan yaklaşık 36.000'i Amerikan askerinden, 600.000'i Koreli askerlerden ve 500.000'i Çinli askerlerden oluşmaktadır.
Bu savaş Amerika Birleşik Devletleri'ne atom silahların gücüne güvenmemeyi öğretti. Amerika'nın atom üstünlüğüne karşın Çin'in ve Sovyetlerin Kuzey Kore'yi desteklemesi, Batı Bloku'nu konvansiyonel savaş gücünü arttırmaya itti.
Türkiye ise artan Sovyet Rusya tehdidine karşı NATO'ya üye olabilmek için Güney Kore'ye asker gönderdi.
Tuğgeneral Tahsin Yazıcı komutasındaki 259 subay, 18 askeri memur, 4 sivil memur, 395 astsubay, 4414 erbaş ve er olmak üzere 5090 kişilik 1. Türk tugayı, 17 Eylül 1950'de İskenderun limanından hareket ederek 12 Ekim 1950'de öncü takım Busan limanına ulaştı ve 17 Ekim'de ana birliği de Busan'dan karaya çıktı. Aynı gün Busan'dan hareket ederek 20 Ekim'de Taegu'ya vardı. Burada Amerikan teçhizatıyla donatılarak talimlere başladı. Türk Tugayı bir müddet cephe gerisindeki komünist gerillalarla mücadele ettikten sonra süratle kuzeye doğru ilerlemekte olan
Değerli ziyaretçimiz, içeriği görebilmek için
şimdi giriş yapın veya kayıt olun.
24 Kasım 1950 sabahı kuzeye
Değerli ziyaretçimiz, içeriği görebilmek için
şimdi giriş yapın veya kayıt olun.
Savaşın başından Temmuz 1953'teki ateşkese kadar geçen sürede toplam 14.936 Türk askeri Kore'de görev aldı. Bunların 721'i yaşamını yitirdi, 175'i kayboldu, 234'ü esir düştü ve 2147'si yaralandı. Böylelikle Türkiye yüzde 22'lik zayiat oranına ulaştı ve bu bakımdan ABD'nin ardından ikinci sırada yer aldı.
Kaynak:
Değerli ziyaretçimiz, içeriği görebilmek için
şimdi giriş yapın veya kayıt olun.
Konu bu kadardı, vakit ayırdığınız için teşekkür ederim.