- Katılım
- 15 Temmuz 2023
- Mesajlar
- 436
- Elmaslar
- 356
- Puan
- 3.320
- Konum
- Türkiye
- Minecraft
- Swoxyi
Discord:
swoxyi
Merhaba değerli MC-TR ailesi
Hollow Knight gibi bir şaheserin ardından Silksong’u beklemek tam anlamıyla yıllarımı aldı. İlk oyun 2017’de çıkmıştı, o zamandan beri Team Cherry’den doğru düzgün bir ses çıkmadı. Açıkçası bu kadar uzun süre beklemek baya sabır testi gibiydi. Her E3’te, her Gamescom’da içimden “tamam bu sefer geliyor” diye umutlanıyordum, ama her defasında elim boş dönüyordum. Bir noktadan sonra umutla sinir karışık bir hale geldi.
Şunu kabul etmek lazım, geliştiriciler oyunu aceleye getirmemişler. Bu bir yandan çok güzel, çünkü ortaya kusursuz bir şey çıkarmak istedikleri belli, ama öte yandan biz oyuncuları da delirtmedi değil. Sonunda Ağustos 2025’te o fragman patladı ya… işte o anı unutamam. 4 Eylül çıkış tarihini gördüğümde kalbim yerinden çıkacak sandım. Hornet’in yeni hareket seti, o devasa yeni dünya tasarımı… sanki Hollow Knight’ın üstüne kat kat koymuşlar gibiydi.
Çıkış kısmına gelirsek, oyunun lansmanı baya olaylı geçti. Resmen karmaşaydı. Steam’de anında milyonlarca indirildi, Xbox Game Pass’te ilk günden çıkınca erişim iyice kolaylaştı ama haliyle sunucular ilk saatlerde patladı. Ben sabahın köründe indirdim, sorun yaşamadım ama birkaç arkadaşım saatlerce beklemek zorunda kaldı.
Asıl büyük sıkıntı ise review bombing olayıydı. Özellikle Çin tarafında çeviri krizinden dolayı ortalık karıştı. Çince lokalizasyon cidden rezil yapılmış, bazı diyaloglar ya anlamsız çevrilmiş ya da kültürel nüanslar tamamen kaybolmuş. Bu yüzden oyunun Steam puanı %76’ya kadar düştü. Orijinal Hollow Knight’ın %96’sını düşününce baya büyük fark. Team Cherry özür yayınladı, yama da sözünü verdi ama bence bu kadar ses getiren bir oyunda böyle bir hata hiç hoş değil. Global kitleye çıkıyorsan daha dikkatli olman lazım. Ben İngilizce oynadığım için fark etmedim ama forumlarda baya kişi sinirlenip oyunu bırakmış.
Bir de zorluk konusu var. Çıkışın hemen ardından Twitter ve Reddit resmen kavga alanına döndü. “Git gud” diyenler ayrı, “bu adil değil” diyenler ayrı. Ben de oynarken fark ettim, özellikle ölümden sonra boss’a geri koşmak bazen aşırı uzun geliyor. Resmen ekstra ceza gibi hissettiriyor. Yine de bütün bu tartışmalar hype’ı öldürmedi, hatta oyunun daha çok konuşulmasını sağladı diyebilirim.
Dünya Tasarımı, Müzik ve Boss'ların Büyüsü
Avantajlarına gelirsek, Silksong bence ilk oyunun üzerine koyup bambaşka bir seviyeye taşımış. Dünya tasarımı inanılmaz; Pharloom krallığı o kadar geniş ve dolu ki, resmen saatlerce gezsen bitmiyor, her köşeden yeni bir sır çıkıyor. Hornet’in hareketleri de çok tatlı olmuş; iğne fırlatması, ip kullanması falan aşırı akıcı, kontroller sanki eline yapışıyor. Müzik zaten ayrı bir olay. Christopher Larkin yine harika iş çıkarmış, o melankolik tınılar oyunun havasını katlıyor. Boss savaşları da tam beklediğim gibi; her biri ayrı bir challenge, paternleri çözmek vakit alıyor ama yendiğin anda yaşadığın tatmin çok başka. Grafikler el çizimi stiliyle yine şahane, ama bu sefer renkler daha canlı, çeşitlilik de artmış.
Yan görevler ve NPC’ler de daha detaylı; hikaye hem Hollow Knight’a bağlanıyor hem de tek başına oynasan sorun olmuyor. Bence en büyük artısı tekrar oynanabilirliği. Farklı build’ler denenebiliyor, silk sistemini nasıl kullandığına göre oyun deneyimi tamamen değişiyor. Ben ilk oynayışımı 40 saatte bitirdim ama hâlâ %100 yapabilmiş değilim. O kadar içerik var ki insan sıkılmıyor.
Son Olarak
Peki sonunda Silksong beklediğime değdi mi? Bana sorarsanız evet, ama kusursuz da değil. İlk oyunu sevdiyseniz zaten buna da bayılacaksınız. Ama hiç Hollow Knight oynamamış birine sorarsanız, ben direkt "önce ilk oyunu bitir" derim. Çıkıştaki karmaşa biraz tadını kaçırdı ama Team Cherry’nin samimiyetine bakınca toparlayacaklarını düşünüyorum. Ben hala oynuyorum mesela, hatta yeni bir NG+ run’a bile başladım. Siz ne dersiniz? Deneyen oldu mu? Özellikle boss’larda takıldığınız yerler çıktı mı? Yazın bakalım, tartışalım.
Hollow Knight gibi bir şaheserin ardından Silksong’u beklemek tam anlamıyla yıllarımı aldı. İlk oyun 2017’de çıkmıştı, o zamandan beri Team Cherry’den doğru düzgün bir ses çıkmadı. Açıkçası bu kadar uzun süre beklemek baya sabır testi gibiydi. Her E3’te, her Gamescom’da içimden “tamam bu sefer geliyor” diye umutlanıyordum, ama her defasında elim boş dönüyordum. Bir noktadan sonra umutla sinir karışık bir hale geldi.
Şunu kabul etmek lazım, geliştiriciler oyunu aceleye getirmemişler. Bu bir yandan çok güzel, çünkü ortaya kusursuz bir şey çıkarmak istedikleri belli, ama öte yandan biz oyuncuları da delirtmedi değil. Sonunda Ağustos 2025’te o fragman patladı ya… işte o anı unutamam. 4 Eylül çıkış tarihini gördüğümde kalbim yerinden çıkacak sandım. Hornet’in yeni hareket seti, o devasa yeni dünya tasarımı… sanki Hollow Knight’ın üstüne kat kat koymuşlar gibiydi.
Lansman Kaosu: Sunucu Çökmeleri, Görüntülenme Bombası ve Çeviri Krizi
Çıkış kısmına gelirsek, oyunun lansmanı baya olaylı geçti. Resmen karmaşaydı. Steam’de anında milyonlarca indirildi, Xbox Game Pass’te ilk günden çıkınca erişim iyice kolaylaştı ama haliyle sunucular ilk saatlerde patladı. Ben sabahın köründe indirdim, sorun yaşamadım ama birkaç arkadaşım saatlerce beklemek zorunda kaldı.
Asıl büyük sıkıntı ise review bombing olayıydı. Özellikle Çin tarafında çeviri krizinden dolayı ortalık karıştı. Çince lokalizasyon cidden rezil yapılmış, bazı diyaloglar ya anlamsız çevrilmiş ya da kültürel nüanslar tamamen kaybolmuş. Bu yüzden oyunun Steam puanı %76’ya kadar düştü. Orijinal Hollow Knight’ın %96’sını düşününce baya büyük fark. Team Cherry özür yayınladı, yama da sözünü verdi ama bence bu kadar ses getiren bir oyunda böyle bir hata hiç hoş değil. Global kitleye çıkıyorsan daha dikkatli olman lazım. Ben İngilizce oynadığım için fark etmedim ama forumlarda baya kişi sinirlenip oyunu bırakmış.
Bir de zorluk konusu var. Çıkışın hemen ardından Twitter ve Reddit resmen kavga alanına döndü. “Git gud” diyenler ayrı, “bu adil değil” diyenler ayrı. Ben de oynarken fark ettim, özellikle ölümden sonra boss’a geri koşmak bazen aşırı uzun geliyor. Resmen ekstra ceza gibi hissettiriyor. Yine de bütün bu tartışmalar hype’ı öldürmedi, hatta oyunun daha çok konuşulmasını sağladı diyebilirim.
Dünya Tasarımı, Müzik ve Boss'ların Büyüsü
Avantajlarına gelirsek, Silksong bence ilk oyunun üzerine koyup bambaşka bir seviyeye taşımış. Dünya tasarımı inanılmaz; Pharloom krallığı o kadar geniş ve dolu ki, resmen saatlerce gezsen bitmiyor, her köşeden yeni bir sır çıkıyor. Hornet’in hareketleri de çok tatlı olmuş; iğne fırlatması, ip kullanması falan aşırı akıcı, kontroller sanki eline yapışıyor. Müzik zaten ayrı bir olay. Christopher Larkin yine harika iş çıkarmış, o melankolik tınılar oyunun havasını katlıyor. Boss savaşları da tam beklediğim gibi; her biri ayrı bir challenge, paternleri çözmek vakit alıyor ama yendiğin anda yaşadığın tatmin çok başka. Grafikler el çizimi stiliyle yine şahane, ama bu sefer renkler daha canlı, çeşitlilik de artmış.
Yan görevler ve NPC’ler de daha detaylı; hikaye hem Hollow Knight’a bağlanıyor hem de tek başına oynasan sorun olmuyor. Bence en büyük artısı tekrar oynanabilirliği. Farklı build’ler denenebiliyor, silk sistemini nasıl kullandığına göre oyun deneyimi tamamen değişiyor. Ben ilk oynayışımı 40 saatte bitirdim ama hâlâ %100 yapabilmiş değilim. O kadar içerik var ki insan sıkılmıyor.
Son Olarak
Peki sonunda Silksong beklediğime değdi mi? Bana sorarsanız evet, ama kusursuz da değil. İlk oyunu sevdiyseniz zaten buna da bayılacaksınız. Ama hiç Hollow Knight oynamamış birine sorarsanız, ben direkt "önce ilk oyunu bitir" derim. Çıkıştaki karmaşa biraz tadını kaçırdı ama Team Cherry’nin samimiyetine bakınca toparlayacaklarını düşünüyorum. Ben hala oynuyorum mesela, hatta yeni bir NG+ run’a bile başladım. Siz ne dersiniz? Deneyen oldu mu? Özellikle boss’larda takıldığınız yerler çıktı mı? Yazın bakalım, tartışalım.