Atamızı saygıyla anıyoruz! - 1881-193∞

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

akaderkin

Somon Balığı Selam Vermeye Geldi
Yasaklandı
Katılım
2 Temmuz 2015
Mesajlar
23
Elmaslar
17
Puan
13.180
Bugün çok üzgünüm! Çünkü Atatürk öldü :( Atatürk ölmedi ölmeyecekdir!
Güzel sanatlarda muvaffak olmak bütün inkılaplarda başarıya ulaşmak demektir.
[HASHTAG]#yastayiz[/HASHTAG] #mc-tr #atatürk
Atatürkün hayatı:
Mustafa Kemal Atatürk 1881 yılında Selânik'te Kocakasım Mahallesi, Islâhhâne Caddesi'ndeki üç katlı pembe evde doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım'dır. Baba tarafından dedesi Hafız Ahmet Efendi XIV-XV. yüzyıllarda Konya ve Aydın'dan Makedonya'ya yerleştirilmiş Kocacık Yörüklerindendir. Annesi Zübeyde Hanım ise Selânik yakınlarındaki Langaza kasabasına yerleşmiş eski bir Türk ailesinin kızıdır. Milis subaylığı, evkaf katipliği ve kereste ticareti yapan Ali Rıza Efendi, 1871 yılında Zübeyde Hanım'la evlendi. Atatürk'ün beş kardeşinden dördü küçük yaşlarda öldü, sadece Makbule (Atadan) 1956 yılına değin yaşadı.

Küçük Mustafa öğrenim çağına gelince Hafız Mehmet Efendi'nin mahalle mektebinde öğrenime başladı, sonra babasının isteğiyle Şemsi Efendi Mektebi'ne geçti. Bu sırada babasını kaybetti (1888). Bir süre Rapla Çiftliği'nde dayısının yanında kaldıktan sonra Selânik'e dönüp okulunu bitirdi. Selânik Mülkiye Rüştiyesi'ne kaydoldu. Kısa bir süre sonra 1893 yılında Askeri Rüştiye'ye girdi. Bu okulda Matematik öğretmeni Mustafa Bey adına "Kemal" i ilave etti. 1896-1899 yıllarında Manastır Askeri İdâdi'sini bitirip, İstanbul'da Harp Okulunda öğrenime başladı. 1902 yılında teğmen rütbesiyle mezun oldu., Harp Akademisi'ne devam etti. 11 Ocak 1905'te yüzbaşı rütbesiyle Akademi'yi tamamladı. 1905-1907 yılları arasında Şam'da 5. Ordu emrinde görev yaptı. 1907'de Kolağası (Kıdemli Yüzbaşı) oldu. Manastır'a III. Ordu'ya atandı. 19 Nisan 1909'da İstanbul'a giren Hareket Ordusu'nda Kurmay Başkanı olarak görev aldı. 1910 yılında Fransa'ya gönderildi. Picardie Manevraları'na katıldı. 1911 yılında İstanbul'da Genel Kurmay Başkanlığı emrinde çalışmaya başladı.

1911 yılında İtalyanların Trablusgarp'a hücumu ile başlayan savaşta, Mustafa Kemal bir grup arkadaşıyla birlikte Tobruk ve Derne bölgesinde görev aldı. 22 Aralık 1911'de İtalyanlara karşı Tobruk Savaşını kazandı. 6 Mart 1912'de Derne Komutanlığına getirildi.

Ekim 1912'de Balkan Savaşı başlayınca Mustafa Kemal Gelibolu ve Bolayır'daki birliklerle savaşa katıldı. Dimetoka ve Edirne'nin geri alınışında büyük hizmetleri görüldü. 1913 yılında Sofya Ateşemiliterliğine atandı. Bu görevde iken 1914 yılında yarbaylığa yükseldi. Ateşemiliterlik görevi Ocak 1915'te sona erdi. Bu sırada I. Dünya Savaşı başlamış, Osmanlı İmparatorluğu savaşa girmek zorunda kalmıştı. Mustafa Kemal 19. Tümeni kurmak üzere Tekirdağ'da görevlendirildi.

1914 yılında başlayan I. Dünya Savaşı'nda, Mustafa Kemal Çanakkale'de bir kahramanlık destanı yazıp İtilaf Devletlerine "Çanakkale geçilmez! " dedirtti. 18 Mart 1915'te Çanakkale Boğazını geçmeye kalkan İngiliz ve Fransız donanması ağır kayıplar verince Gelibolu Yarımadası'na asker çıkarmaya karar verdiler. 25 Nisan 1915'te Arıburnu'na çıkan düşman kuvvetlerini, Mustafa Kemal'in komuta ettiği 19. Tümen Conkbayırı'nda durdurdu. Mustafa Kemal, bu başarı üzerine albaylığa yükseldi. İngilizler 6-7 Ağustos 1915'te Arıburnu'nda tekrar taarruza geçti. Anafartalar Grubu Komutanı Mustafa Kemal 9-10 Ağustos'ta Anafartalar Zaferini kazandı. Bu zaferi 17 Ağustos'ta Kireçtepe, 21 Ağustos'ta II. Anafartalar zaferleri takip etti. Çanakkale Savaşlarında yaklaşık 253.000 şehit veren Türk ulusu onurunu İtilaf Devletlerine karşı korumasını bilmiştir. Mustafa Kemal'in askerlerine "Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!" emri cephenin kaderini değiştirmiştir.

Mustafa Kemal Çanakkale Savaşları'dan sonra 1916'da Edirne ve Diyarbakır'da görev aldı. 1 Nisan 1916'da tümgeneralliğe yükseldi. Rus kuvvetleriyle savaşarak Muş ve Bitlis'in geri alınmasını sağladı. Şam ve Halep'teki kısa süreli görevlerinden sonra 1917'de İstanbul'a geldi. Velihat Vahidettin Efendi'yle Almanya'ya giderek cephede incelemelerde bulundu. Bu seyahatten sonra hastalandı. Viyana ve Karisbad'a giderek tedavi oldu. 15 Ağustos 1918'de Halep'e 7. Ordu Komutanı olarak döndü. Bu cephede İngiliz kuvvetlerine karşı başarılı savunma savaşları yaptı. Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasından bir gün sonra, 31 Ekim 1918'de Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığına getirildi. Bu ordunun kaldırılması üzerine 13 Kasım 1918'de İstanbul'a gelip Harbiye Nezâreti'nde (Bakanlığında) göreve başladı.

Mondros Mütarekesi'nden sonra İtilaf Devletleri'nin Osmanlı ordularını işgale başlamaları üzerine; Mustafa Kemal 9. Ordu Müfettişi olarak 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. 22 Haziran 1919'da Amasya'da yayımladığı genelgeyle "Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararının kurtaracağını " ilan edip Sivas Kongresi'ni toplantıya çağırdı. 23 Temmuz - 7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum, 4 - 11 Eylül 1919 tarihleri arasında da Sivas Kongresi'ni toplayarak vatanın kurtuluşu için izlenecek yolun belirlenmesini sağladı. 27 Aralık 1919'da Ankara'da heyecanla karşılandı. 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması yolunda önemli bir adım atılmış oldu. Meclis ve Hükümet Başkanlığına Mustafa Kemal seçildi Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kurtuluş Savaşı'nın başarıyla sonuçlanması için gerekli yasaları kabul edip uygulamaya başladı.

Türk Kurtuluş Savaşı 15 Mayıs 1919'da Yunanlıların İzmir'I işgali sırasında düşmana ilk kurşunun atılmasıyla başladı. 10 Ağustos 1920 tarihinde Sevr Antlaşması'nı imzalayarak aralarında Osmanlı İmparatorluğu'nu paylaşan I. Dünya Savaşı'nın galip devletlerine karşı önce Kuvâ-yi Milliye adı verilen milis kuvvetleriyle savaşıldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi düzenli orduyu kurdu, Kuvâ-yi Milliye - ordu bütünleşmesini sağlayarak savaşı zaferle sonuçlandırdı.
Atatürk ile ilgili kısa bir video:
 
Son düzenleme:
copy paste :D
 
Yıllardır duyduğum en Saçma laftır kendisi Atatürk ölmedi ölmeyecektir fark edebildiyseniz tabi bu akılla oda bizim gibi bir insandı sadece Tanrı değildi o bir insandı tamam ne kadar Atatürk ü çok seven biri olmasada SAYGI duyuyorum her zaman kalbimde bir yeri var Hz. Muhammed ölmedi mi öldü vefat etti ama unuttuk mu hayır yok oldu mu hayır bence böle düşünmek daha iyi one öle Atatürk ölmedi.... Bu zeka ile artık nereye varacak
 
Son düzenleme:
96d648fdcb758a54e511e5b772e6b866.jpg

BELKİ DE BUNLAR BOŞ KONUŞMALARDIR

Edit:Eğer sen bu adamı seviyorsan putlaştırmıcaksın onun ilkelerine tutuncaksın devam ettirceksin gerisi boş laf
 
Yıllardır duyduğum en Saçma laftır kendisi Atatürk ölmedi ölmeyecektir fark edebildiyseniz tabi bu akılla oda bizim gibi bir insandı sadece Tanrı değildi o bir insandı tamam ne kadar Atatürk ü çok seven biri olmasada SAYGI duyuyorum her zaman kalbimde bir yeri var Hz. Muhammed ölmedi mi öldü vefat etti ama unuttuk mu hayır yok oldu mu hayır bence böle düşünmek daha iyi one öle Atatürk ölmedi.... Bu zeka ile artık nereye varamaz kim bilir

Çok kötümsersin. Benim paylaştığım konuda da böyle davranmıştın. Yok bu öyle yok bu şöyle...

Ayrıca, "Atatürk ölmedi ölmeyecektir" lafı gerçek anlamda kullanılmadı, mecaz anlamda kullanıldı. Adamın söylediğini daha tam anlayamadan yorum yapma. Ben şimdi desem "O hala kalbimde" sen onun kalbimde yaşadığını mı anlayacaksın?

Seni severim ama senin bu huyundan nefret ediyorum.
 
Çok kötümsersin. Benim paylaştığım konuda da böyle davranmıştın. Yok bu öyle yok bu şöyle...

Ayrıca, "Atatürk ölmedi ölmeyecektir" lafı gerçek anlamda kullanılmadı, mecaz anlamda kullanıldı. Adamın söylediğini daha tam anlayamadan yorum yapma. Ben şimdi desem "O hala kalbimde" sen onun kalbimde yaşadığını mı anlayacaksın?

Seni severim ama senin bu huyundan nefret ediyorum.
Mecaz anlamda olduğunu biliyorum ama... diyormusunuz * ölmedi oramızda buramızda bir yerimizde yaşıyor saçma geliyor bana bu laf her insan bir gün ölecektir Atatürk'e saygı duyarım ama böle laflar bana saçma geliyor bir şey daha var biz sence niye çok küçük bir ülkeyiz diğer ülkelere muhtacız bir düşün bakalım.
 
Mecaz anlamda olduğunu biliyorum ama... diyormusunuz * ölmedi oramızda buramızda bir yerimizde yaşıyor saçma geliyor bana bu laf her insan bir gün ölecektir Atatürk'e saygı duyarım ama böle laflar bana saçma geliyor bir şey daha var biz sence niye çok küçük bir ülkeyiz diğer ülkelere muhtacız bir düşün bakalım.

Küçük bir ülke olabiliriz ama yerimiz bence dünyadaki en önemli yerlerden biri. Diğer ülkere de muhtaç olmamızın sebebi bizi yönetenler.

+ Bu sana saçma geliyor olabilir buna saygı duyarım. Ancak beni o değil senin her şeyi böyle saçma bulman sinirime dokunuyor.
 
Küçük bir ülke olabiliriz ama yerimiz bence dünyadaki en önemli yerlerden biri. Diğer ülkere de muhtaç olmamızın sebebi bizi yönetenler.

+ Bu sana saçma geliyor olabilir buna saygı duyarım. Ancak beni o değil senin her şeyi böyle saçma bulman sinirime dokunuyor.
Neyse yeter bu kadar bu konu hakkında daha fazla konuşmak istemiyorum
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Hala Discord sunucumuza katılmadın mı?

Büyük bir topluluğun parçası ol, etkinliklere katıl ve özel hediyeler kazanma şansı yakala!

Şimdi Katıl
Üst