cemvrs
Sektörün içindeyim panzehir aktif
- Katılım
- 22 Ocak 2019
- Mesajlar
- 826
- Elmaslar
- 568
- Puan
- 15.070
- Minecraft
- CemSamet007
Discord:
cemvrs#6234
30 Ağustos Zafer Bayramı
1919 senesinde Birinci Dünya Savaşı sonrası İtilaf devletleri, Mondros Ateşkes Antlaşması hükümlerine dayanarak çeşitli bahaneleri ile Anadolu'yu işgal etmeye başladı. Cephanesi elinden alınan Türk millet zor durumda kaldı. Bu durum karşısında tarih boyunca Türk milleti olarak gösterdiğimiz "millet olma bilinci" sayesinde işgalcilere karşı Kuvayımilliye harekatı başlatıldı. Ya düşmanlara teslim olunacak, ya da yıkılmaya yüz tutmuş bir ülke yıkılmaz yiğitleri sayesinde yeniden azmi ile ayağa kalkacak ve adeta küllerinden tekrar doğacaktı. 1920'de TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi)'nin açılması üzerine işgalciler tüm baskıcı politikalarını Atatürk ve silah arkadaşları üzerinde yoğunlaştırdı. 1921 tarihinde Polatlı'ya kadar girmiş olan Yunan ordusunu püskürtmek birkaç yıl önce Çanakkale Geçilmez sözünü altın harflerle yazdıran vatan evlatlarına düştü. Sakarya'da 22 gün 22 gece süren kanlı çarpışmanın ardından düşmanları tamamen yurdumuzdan atmak amacıyla bir yıl hazırlık döneminden sonra 26 Ağustos 1922'de Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Büyük Taarruz'u başlattı.
Büyük Taarruz, kurtuluş Savaşı sırasında Türklerin işgalci güçlerin karşısında son ve kesin darbeyi sağlamak ve Anadolu'dan düşmanları atmak için düşünülüp planlanan gizli bir harekât idi. TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi)'nin 20 Temmuz 1922'deki oturumunda kendisine dördüncü kez Başkomutanlık yetkisi verilen Mustafa Kemal Paşa Büyük Taarruz kararını Haziran ayında almış ve gizli olarak hazırlıkları yürütülmüştü. Büyük Taarruz Ağustos'un 26'sını 27'sine bağlayan gece Afyon ilimizde başlamış, Asluhan civarında kuşatılan düşmanları Mustafa Kemal Paşa'nın idare ettiği Dumlupınar Meydan Muharebesi'nde Türk ordusunun zaferi ile sonuçlanmıştı. Sizlere bunları anlattıktan sonra bir hikayeyi de paylaşmak istiyorum;
İşgal güçleri mağlup edilip Cumhuriyet kurulduktan sonra Atatürk bir gün kütüphanesini Ankara'dan İstanbul'a taşımak ister. Kütüphanecisi Nuri Ulus'un kitaplarını karton kutulara koyduğunu görünce, askerlere 2 adet cephane sandığı getirtir. Nuri Ulus şaşkınlık içerisinde iken Kütüphanede Atatürk'ün sesi duyulur: Savaşta bu sandıklarda cephane taşıdık. Şimdi o savaş bitti yeni savaşımız başlıyor. O da Kültür ve Sanat savaşımızdır. Cephane taşıdığımız sandıklara kitapları koy. Cephanenin yerini artık kitaplar alsın. Okuduğumuz her kitap, Mustafa Kemal Atatürk'ün sözünü ettiği Aydınlanma savaşında kazanılan bir zaferdir.
Özgürlüğümüzü armağan eden Şehitlerimizin ve Gazilerimizin anılarına sonsuz sevgi ve saygı ile 30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun!