Yazar ve Destek Ekibi Alımları Aktif!
Merhaba Ziyaretçi!, Forumumuzun yazar ve destek ekibine katılmak ister misiniz? Yetkili market, yetkili sistemi ve başvuru formu gibi birçok bilgiye ulaşmak için buraya tıklayın.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
İnceleme#0 │ Minecraft Blok Geçmişi ve Hakkında ― Odunlar!
Uzun zamandır niye konu açmıyorum? ıHMMmm, hey dur! Bu konulara bence pek girmeyelim he :) ?
Bu günkü, konumuz Minecraft'da tahta blokunun geçmişi veya hikayesi. Ş-şimdi tam zamanlı olarak oyuna ilk başlardan eklenmiş olsa da, konusunun açılma zamanı bu yılmış! Bunu ben demiyorum, ben tam d-dürüstüm!
15 Mayıs 2009 yılında piyasaya sürülen Minecraft oyununun, içerisinde olan blokların sırasında tahtada yer almaktaydı. Güncel olarak oyunumuzda şuan da, tam olarak 6 yanan 2 yanmayan tahta olmakla birlikte toplamda 8 tür tahta vardır. Sırasıyla;
Yananlar
Meşe
Ladin
Huş
Orman
Akasya
Koyu Meşe
Yanmayanlar
Kızıl
Çarpık
Yanmayan tahtaların sebebi, hepimizin de tahmin edebileceği gibi Nether'da yani Cehennem de bulunmasıdır. Bu tahtalar sadece böyle kalmamış yeni güncellenme ile birlikte soyulmuş tahtalarda oyunumuza eklenmiştir. Bunları elde etmek için sadece ağacın odununa balta ile sol tıklamak yetecektir. Tahta soyulduktan sonra kırarak elde edebilirsiniz. Odunlar/tahtalar oyunun başından sonuna kadar bizim ihtiyacımız olan ve sonuna kadar arkadaşımızdır. Neden mi? Ah, dostum hadi ama nasıl olursa bunları bilemezsin? Odun kullanarak; çubuklar, kapılar, çitler, kalkanlar, tekneler, tuzaklar, pistonlar, düğmeler, yataklar ve çok daha fazlasını yapabiliyoruz. Oyun zamanı hayatımızın her anında yani başından sonuna kadar ihtiyacımız oluyor. Buda onu çok kıymetli kılar.
Gerçek Hayata Kıyasla!
Oyunda olduğu gibi, gerçek hayatımızda da odunlara olan ihtiyacımızı, neredeyse her yerde her alanda kullanıldığını görüyoruz. Odunları, tahtaları nereden karşılıyoruz? Tabii ki de ağaçlardan, ağaçlar bildiğimiz gibi bize sadece bunları değil hem de, rahat nefes alabilmemiz için havada olan karbondioksiti alarak bizlere oksijen vermektedir. Peki ya gerçek hayatta odunları nerede kullanırız? Yemek yediğimiz masalarda, oturduğumuz sandalyelerde, evlerde, gardıroplarda, kullandığımız kağıtlarda... Daha sayabileceğimiz o kadarı var ki, bunlardan bazıları da oyunumuzda var.
Bize bu kadar yararı dokunan ağaçlar, neredeyse her yıl en az bir kez olan orman yangınlarında yanarak kül olmasını, insanların yetişmemiş, kuru ağaçlara verdiği zararlara göz yunmak yerine yangınların oluşmasına sebep olan ozon katında oluşan yarıkların yaranmasına engel olalım. Nasıl mı? Çöplerimizi yere değil çöp kutusuna atalım. Denize gittiğimiz zaman orayı çöplüğe çevirmeyelim aynı şekil ormanları da. Yerlerde gördüğünüz çöpleri yerden alıp olması gereken yerlere atalım. Bunları yaparken "bir kişiyle bir şey olmaz" demeyin. Unutma damlaya damlaya göl olur, bu gün sen yaparsın seni gören başka birisi senden örnek alır ve oda bunu yapmaya başlar ve bu böyle yayılarak büyür. Sadece çöpler mi peki ya bunun sebebi? Hayır tabii ki de, fabrikalardan çıkan duman, kötü akıntıları, arabalardan çıkan zararlı dumanlar bunların hepsi ozon katına zarar verir ve bu katın incelmesine yakın süreçte de yarık oluşmasına sebebiyet olur. Bu sadece ormanlar için zararlı değil bu insanlar içinde çok büyük risk ve zarar. Çünkü güneşin zararlı ışınlar insan derisinde de kalıcı hasarlar ve hastalıklar oluşturur. Bu yüzden hepimiz bir olup bize babalarımızdan, atalarımızdan emanet olan bu toprakları bu dünyayı koruyalım. Güç birlikten doğar!