- Katılım
- 22 Nisan 2024
- Mesajlar
- 318
- Elmaslar
- 221
- Puan
- 3.155
- Yaş
- 19
- Konum
- Mars, Phobos
- Minecraft
- Furkan0936
Discord:
freadfries
"Küçük hanımlar, küçük beyler... Sizler hepiniz, geleceğin bir gülü, yıldızı, bir bahtının aydınlığısınız. Memleketi asıl aydınlığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, kıymetli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız." Mustafa Kemal Atatürk"
Bugün, bir milletin küllerinden doğuşunun en kesin kanıtı olan, egemenliğin kayıtsız şartsız millete devredildiği o tarihi günün; Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yıl dönümünü büyük bir gururla kutluyoruz. Dönemin zorlu koşullarına karşı çıkan bu gün, Türkiye'nin bağımsızlığını açıkça ortaya koyduğu, ve bu fikri hepimizin içine katan, dolayısı ile milli benlik duygusunu ruhumuza işleyen özel bir gündür. Aynı zamanda dünyada çocuklara adanan tek bu bayram, sonraki nesle bir çağrı niteliğindedir. O gün bizden -söz konusu sonraki nesil- ülkemizin karanlık geçmişini geride bırakmamız ve temiz bir sayfa açarak ülkemizi gelecekte üstün bir konuma taşımamız istendi. Bu da bizi bugüne, arkamıza bakıp ülkemizin katettiği mesafeyi tekrardan hatırlamamıza, ve bu günü bir bayram olarak kutladığımız güne getirir.
23 Nisan 1920 - Gerçekten ne oldu?
Bu günden önce Ankara ve çevre illerden gelen insanlar Ulus Meydanı'nda yer aldılar. O zaman Meclis binası tamamen inşa edilmemişti, eskiden İttihat ve Terakki Kulübü binası olması amaçlanmıştı fakat savaş koşulları binanın tamamlanmasına engel oldu. Binanın tamir edilmesi için ise oradakiler kendi evlerinden kiremit toplayıp çatı için kullandılar. Sıra ve masalar Ankara Sultanisi’nden ve yakındaki camilerden elde edildi. Işıklandırma bile yoktu ki yakındaki kahvehanelerden petrol lambaları alınarak bu sorunu çözdüler. Bina fiziksel olarak tamamlandıktan sonra gün belirlendi. O gün cuma namazı kılındı, dualar edildi ve kurbanlar kesildi, sonrasında ise binaya yüründü.
Binaya geldiklerinde kırmızı beyaz kurdeleler kesilerek binaya giriş yapıldı. Kürsünün arkasına Hacı Bayram Sancağı asıldı. Ayrıca kürsü üzerine Kur'an-ı Kerim ve Lihye-i Saadet (Sakal-ı Şerif) gibi kutsal emanetler konuldu. Açılış konuşmasını yapmak üzere orada en yaşlı üye olan Sinop Mebusu Şerif Bey başkanlık kürsüsüne çıktı, ve aşağıdaki şekilde konuşmasını gerçekleştirdi:
"Huzzarı kiram! istanbul'un muvakkat kaydiyle kuvayi ecnebiye tarafından işgal olunduğu ve bütün esasatiyle makamı hilâfet ve merkezi Hükümetin istiklâli iptal edildiği malûmunuzdur. Bu vaziyete serfüru etmek, milletimizin teklif olunan ecnebi esaretini kabul etmesi demekti. Ancak istiklâli tam ile yaşamak azmi katisinden olan minelezel hür ve serazad milletimiz esaret vaziyetini kemali şiddet ve katiyetle reddetmiş ve derhal vekillerini toplamaya bağlıyarak Meclisi Âlinizi vücuda getirmiştir. Bu Meclisi Âlinin Eeisi Sinni sı f atiyle ve tevfiki ilâhi ile milletimizin dahilî ve harici istiklâli tam dâhilinde mukadderatını bizzat deruhte ve idare etmeye başladığını bütün cihana ilân ederek Büyük Millet Meclisini küşadeyliyorum. Mebuu akdesimiz olan bütün müslümanların halifesi ve Osmanlıların Padişahı Sultan Mehmed Ham Sâdis Hazretlerinin kuyudu ccnebiyeden tahl isine ve ebedî payitahtı saltanatı sehiyc olan istanbul'umuz ile işgal altında ve envai mezalim ve fecayi içinde maddeten ve manen bilâinsaf imha edilmekte bulunan bilcümle vilâyatı mazlumemizin istihlâsma muvaffakiyet ihsan buyurmasını Cenabı Allahtan uıyaz eyleîim."
Bu konuşmasında Şerif Bey, İstanbul'un o dönemde işgal altında olmasını, kaderlerine el konulduğunu ve tam bağımsızlık adına meclisin en yüksek makam olduğunu dile getirerek meclisin önemine tekrardan vurgu yaptı. Konuşma yapılırken askerler, din adamları, memurlar, aşiret reisleri gibi ülkenin her kesiminden temsilciler bu oturuma gelmişti, ve gelen herkesle beraber daha sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi resmi olarak açıldı. 24 Nisan sabahında herkes aynı yerde tekrardan toplandı. Meclis o gün "Büyük Millet Meclisi" adını aldı. O gün kürsüye Mustafa Kemal Atatürk çıktı ve ülkenin askeri ve siyasi durumunu ve geçmişini özetleyen nutkunu diğerleri ile paylaştı. Mondros Mütarekesi’nden o güne kadar geçen olayları ve yapılan hazırlıkları konuştuktan sonra izlenecek stratejileri dile getirdi.
Yapılan gizli bir oylama ile Meclis için bir başkan seçimi gerçekleştirildi. Bu seçimde Mustafa Kemal Paşa, 110 oy içerisinden toplam 108 oyu kendisine alarak Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı seçildi. Daha sonra Mustafa Kemal Paşa önergesini diğerlerine sundu ve bu önerge kabul gördü. Bu önergenin kabulü ile aşağıdaki maddeler yürürlüğe girdi:
1. Ankara’da yeni bir hükümetin kurulması kararlaştırıldı.
2. Meclis üzerinde hiçbir güç (Sultan veya İstanbul Hükümeti dahil) kabul edilmeyeceği ilan edildi.
3. Yasama (kanun yapma) ve yürütme (kanunları uygulama) yetkilerinin meclise ait olduğu belirtildi.
4. Meclis içinden seçilecek bir kurulun hükümet işlerine bakacağı ve Meclis Başkanı'nın aynı zamanda hükümetin de başkanı olacağı kabul edildi.
Peki neden çocuk bayramı?
Bu günün çocuk bayramı olarak nitelendirilmesinin asıl sebebi o dönemde olan sayısız savaşlar ve o savaşlarda yetim ve öksüz kalan çocuklardı. Himaye-i Etfal Cemiyeti tarafından bu gün o çocuklar için bir yardım toplama günü olarak belirlendi. 23 Nisan 1923 tarihinde ise Himaye-i Etfal Cemiyeti bu günü "Çocuk Günü" olarak isimlendirdi. Bu günden itibaren şehit çocukları için rozetler satıldı ve gelir elde edildi. 1929 yılında ise Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından bu gün resmi olarak "Çocuk Haftası" ile birleştirilerek çocuklara armağan edildi.
Daha sonra 1979 yılında UNESCO, o yılı "Dünya Çocuk Yılı" ilan etti; işte o zaman TRT de ilk "TRT Uluslararası 23 Nisan Şenliği" programını düzenledi. Diğer ülkelerden gelen çocuklar Türk aileleri yanında misafir edildi, ve bu durum bayramın çok daha evrensel bir boyut almasını sağladı. Tüm bu olayların ardından işte bu gün, bildiğimiz ve tanıdığımız 23 Nisan gününe dönüştü.
Umarım bugüne kadar olup biten her şeyi artık çok daha iyi anlamışsınızdır. Artık size düşen ise bu bayramı olduğu gibi gelecek nesillere aktarmanız ve bu bayramın motivasyonu ile kendinizi ve bu ülkeyi geliştirmek için adım atmanızdır. İyi bayramlar dileriz!