Hikaye Etkinliği - Jack

DarkSad

Katman Kayası
Yazar Şefi
MC-TR Donator
Premium
Katılım
21 Kasım 2019
Mesajlar
674
En iyi cevaplar
1
Elmaslar
684
Discord
DarkSad#7914
Minecraft
DarkSad
İSYAN
Jack adında, 13 yaşında bir ergen ve İngiltere'de yaşıyormuş. Annesi Marry ve üvey kardeşi Lauren ile birlikte eski, püskü bir evde yaşıyordu. Üvey babası James ise içkikolik biri olduğu için eve pek uğramıyor, eşini ve çocuğunu boş bırakıyordu. Eşi ise kilolu ve içkikolik bir ev hanımıydı. Sağlığı yerinde değildi ve sürekli hastaneye gidiyor, sağlığını kontrol ettiriyordu. Jack'in babası 5 yıl önce araba kazası nedeniyle hayatını kaybetmiş, Marry ve Jack'i tek başına bırakmıştı. O dönemden beri kendini alkole ve diğer kötü alışkanlıklara veren Marry, bunların dışında çok yemek yiyor, 200 kilograma yakın bir kiloda bulunuyordu. Jack'in üvey babası James ise Lauren'i Marry'nin evinde bırakıp, içki içmeye gidiyordu. Nadir olarak Marry'e içki getiriyor, birlikte kafa dağıtıyorlardı. Jack, annesinin sağlığını oldukça düşünüyordu, bu nedenle sürekli olarak annesinin yanında durup ona yardım etmeye çalışıyordu. Annesi tombul ve tembel bir kadındı, ev dağınıktı bu nedenle kötü kokular geliyordu. Bir gün James eve geldi ve Marry ile birlikte bir yudum atmaya karar verdiler. İçerken eski eşinin konusunu açan Marry, James'i çok kızdırmıştı. Bu yüzden Marry'nin her yerini morartan James, Lauren'i alıp evine gitti. Evde tek başına kalan ve annesini defalarca uyaran Jack, bu sefer PlayStation ile oynamak için çatıya çıktı ve oynamaya başladı. Bu arada annesi derin bir uykuya dalmıştı. 7 saat boyunca aralıksız oyun oynayan Jack, annesinin başından geçenleri unutmuş aşağı iniyordu. Annesi hala uyanmamıştı, sabah olmak üzereydi bu nedenle onu kaldırmaya karar verdi. Annesini kaldırmaya tam başlayacakken nefes almadığını ve soğuk olduğunu fark etti, annesi ölmüştü. Annesinin öldüğünü fark eden Jack, hemen James'i arayarak annesinin öldüğünü, bunu onun yaptığını söyledi. Daha sonra alt komşusuna giderek ambulans ve polisi aramasını söyledi. En yakın zamanda buraya gelen ekipler, annesinin kalp krizi nedeniyle hayatını kaybettiğini belirtti. Uzun zamandır kalp krizi geçiren Marry, James ile kavga edince bu belirtileri göstermiş, hayatını kaybetmişti. Jack odasına çekilip ağlarken Amanda adındaki bir polis yanına gelerek bir takım sorular sordu. Jack bu sorulara cevap vermek istemiyordu fakat zorunda kaldı. Sorularını sorduktan sonra Jack'i alarak polis merkezine götürdüler. Oradaki sosyal hizmetler görevlisi Jack'i aldı ve Serpelk Bakımevi'ne götüreceklerini belirtti. Jack'e akrabalarının olup olmadığını sordu. Jack, Lauren ve James harici hiçbir akrabası olmadığını söyledi. Bunun üzerine onlarla bağlantıya geçmeye çalışan görevli, James ile konuştuğunda Jack'i almak istemediğini söyledi. Bunun üzerine hayal kırıklığına uğrayan Jack, Serpelk Bakımevi'ne doğru yavaş, yavaş ilerledi.

Jack'i Sandra adındaki bir görevli karşıladı ve bugün onunla ilgileneceğini belirtti. Tuvalet, yemekhane, odalar, çamaşırhane gibi yerleri tanıtan Sandra, daha sonra Jack'i odasına bıraktı ve derslerin 9'da başlayacağını belirtti, eğer isterse katılmayacağını, bugünlük dinlenebileceğini söyledi. Jack dinlenmeye karar verdi ve Lauren ile Marry'i düşünerek derin bir uykuya daldı. Uyandığında etrafında Max adındaki sarışın bir çocuk dolaşıyordu. O onun oda arkadaşıydı, dışında tatlı, içinde sert bir çocuktu. Emin olun bu siz karışmak istediğiniz son çocuk olacaktır. "Merhaba" diyerek kendini tanıtan Jack, Max'in onu görmemiş gibi davranmasına uyuz olmuştu ve onu ufacık ittirerek bir daha selamlaşmayı denedi. Max, Jack tarafından itilince kendini korumak için Jack'i iki elini bükerek ne istediğini sordu. Jack ise korku ve titrek bir ses ile sadece kendini tanıtmak istediğini belirtti. Max, dalgın olduğu için fark etmediğini söyledi ve kendini tanıttı. Ufak bir tanışma faslından sonra yemekhane'ye inen Max ve Jack, yemeklerini yerken ufak bir sohbete giriştiler. Max'te Jack gibi yetim bir çocuktu. Annesi ve babası, amcası tarafından öldürülmüş, Max ise zar zor kaçmıştı. Buraya gelen Max, düşünceler içinde dalıp gidiyordu, tam o zamanda Jack ona bir şeyler dedi fakat fark etmedi. Bu nedenle ufak bir tartışma yaşadılar. Jack hayatının geri kalanın burada geçeceğini biliyordu fakat bu kadar zor olacağını bilmiyordu. Jack birçok işi yapmayı bilmiyordu bu nedenle iyi bir desteğe ihtiyacı vardı. Tabii ki buranın böyle bir yer olacağını tahmin etmiyordu bu nedenle birçok eşyasını getirmemişti. Tek bir kıyafeti olan Jack, PlayStation ve kalemleri dışında bir şey getirmediğinden Max ile aynı kıyafetleri giymek zorundaydı. Hayatı iyice zorlaşan Jack, kıyafet sorunları dışında kabadayılar ile uğraşıyordu. Her katın bir ağır abisi bulunuyordu, bu kişiler ise herkese verilen 3 poundluk parayı alıyor, vermeyenleri verene kadar odalarındaki dolapta saklıyordu. Eğer biri şikayet ederse onları ikinci katın balkonunda aşağı atıyorlardı, buna ise kaza süsü veriyorlardı. Bunlarla karşılaşan Jack ve Max, parasını kaptırmak istemiyordu çünkü bu paralar ile kendilerine kıyafet alacaklardı. Bunu anlayan kabadayılar, Jack ve Max'i ellerinden tutup odalarına götürdüler. Bu kişiler gerçekten büyük ve cüsseli kişiler olduklarından ellerinden bir şey gelmedi. Odalarına geldiklerinde 3 kişi Jack ve Max'i bekliyordu. Eğer parayı vermezlerse onları dolaba koyacaklardı. Bundan korkan Max, dolabın yanındaki makası alıp kabadayının koluna batırdı ve kaçmaya çalıştı, önceden belirttiğim gibi odada 4 büyük ve cüsseli kişi bulunuyordu, birini atlattı fakat diğer 3 kişi onu tutup dolaba koydu. Jack ise parasını verip odadan kaçmaya kararlıydı fakat bunun daha iyi bir yolu olabileceğini düşünüyordu. Jack bir yolunu bulamayınca tam parasını verecekti ki odaya öğretmenlerden biri giriş yaptı. Yanlış odaya giren öğretmen, Jack'i görünce "Burada ne oluyor?!" diye bağırdı. Jack ise hemen olayları anlatmaya başlayacaktı ki onun ağzını kapatarak olayı anlattılar. Oyun oynadıklarını belirten kabadayılar, çok eğleniyoruz, sizi rahatsız ettiysek özür dileriz dedi. Öğretmen ise Jack'i alarak odadan çıktı. Odada Max'in olduğunu söyleyen Jack, öğretmeninden onuda almasını rica etti. Max ise içeride dayak yiyordu. Jack ve öğretmen gelene kadar her yeri moraran çocuk, bayılacak gibi duruyordu. Öğretmenleri ise kabadayıları, Jack ve Max'i alarak müdürün odasına gittiler. Müdüre olayları anlatan Jack ve Max, kısa süre sonra odadan çıktı ve odalarına doğru yürümeye başladılar. Hayatlarında bir ilerleme olmayan Max ve Jack, evlatlık alınacakları gibi bir söylentiye kurban oldular. Yakın tarih içerisinde evlatlık alınacakları düşünülen Jack ve Max, zengin bir ailenin çocukları olacakmış. Uzun zamandır çocukları olmayan çiftin yaşları geçiyormuş, bu nedenle iki adet çocuk edinmeyi istemişler. Bunlar ise Jack ve Max oldu. Hayatları mütevazı ve sakindi, bu nedenle kolay hayata ısınacakları düşünülüyordu. Jack ve Max bu habere inanmıyordu fakat bundan 1 hafta sonra işlemler bitmişti ve ikisi evlatlık edinilmişti. Aynı aileye giden iki çocuk, eşyalarını yavaş yavaş toplarken buradaki yaşamlarını gözlerinden geçiriyordu. Gerçekten güzel zamanlar geçiren bu iki çocuk, yeni bir ailenin kapısına doğru gidiyordu. Eşyalarını topladıktan sonra aşağı inen Jack ve Max, araç ile evlerine doğru gidiyordu. Saray gibi bir evleri olan ailenin birçok arabası ve hizmetçisi bulunuyordu. Gerçekten tatlı ve mütevazı bir hayatı olan bu çift, Jack ve Max'i evlat edinmişti. Yaşamlarına burada devam eden Jack ve Max, ailesine alışmış, güzel bir eğitim ve zekaları ile güzel yerlere gelmişlerdi. İlerleyen dönemlerde ise Jack, bilgisayar mühendisliği, Max ise doktor olmuştu. Buraya gelmelerindeki en büyük katkı ise bu aile olmuştu.
 
Son düzenleme:
Yukarı Alt